www.yilmazucar.com

Arşiv: Ocak, 2009

YIKIM

YIKIM Burnunun ucundaki ince çerçeveli gözlüğünü düzeltti Hamdi Usta. Pos bıyıklarını sarartmış sigarasını, kül tablasında ezdi. Gözlerine kaçan duman, gazeteyi okumasını engelledi bir an. Yeşil gözlerini açtı, kapadı. İnce parmakları, saçsız başını kaşıdı. Altmış yaşında, uzun boylu, zayıftı. Çelik gibi yumrukları vardı. Demirci ustalığından emekliydi. Televizyonun sesi açık olduğundan duyamayan kahveciye baktı. Parmağını kaşık gibi [...]

CUMHURİYET BAYRAMI

CUMHURİYET BAYRAMI Her apartmanda vardı son yıllarda. Ya kara çarşaflı, ya kara sakallı insanlar. Nasıl da çoğalmışlardı… Kara çarşafının içinde, zayıf olduğu anlaşılan ince yüzlü kadın Ayşe’ydi. Otuzunda var yoktu. Eşi Veli, işsizdi ama güçlü kuvvetli. Üç ay çalışsa, altı ay boş geziyordu. Şimdi de öyle… İki yılda bir dünyaya getirdikleri dört çocuğuyla kirada oturuyorlardı [...]

TİLKİ

TİLKİ “Tilki tilki saatin kaç?” oyunu oynardı çocukluğunda. Sıfatını o zaman aldı. Otuzbeş yaşında, sarı saçları dağınık, sarı yüzlü, zayıf… Kısa boylu, babası gibi… Yetmişbeş yaşındaki Halil Dayı kara kuru, sıska mı sıska, tazı gibi. Dudaklarından sigarası eksik olmaz. Enerjisini sigaradan alıyor sanki. Dinç, hızlı mı hızlı. Allah vergisi!.. Tilki, gerçekten tilki adam mı? Haftalığı [...]

SAKAR DEĞİL

SAKAR DEĞİL Bankayla, fırının köşesine yerleştirmişti çakmak arabasını. Ayakta dikiliyordu… Otobüste ayakta giderken görmüştüm. Kır saçlı, kırmızı yüzlü çakmakçı dikkatimi çekmişti. Ne demek “Sakar Çakmakçı?” Yani çakmağın gazını doldurup, taşını değiştirip yayını yerleştirirken tornavidanın ucundaki yay fırlayıp minibüs durağındaki kadının dekoltesinden içeri girip…

İLAÇ

İLAÇ Serpil, giyim mağazasında çalışan tezgâhtar bir kızdı. Vitrini düzenlemiş, yeni elbiseleri sergilemişti. Işıl ışıldı vitrin… 58. Bulvar Caddesi, gelip geçenlerle bu saatte daha yoğundu. Mesaisi bitmişti Serpil’in. Yorgunluk omuzlarına, ince beline, ayaklarına dek süzülüyordu. Öbür esnaflar da kepenklerini indiriyor, güz gecesine hazırlanıyordu cadde. Lokantalar açıktı. Karnı da bir acıkmıştı ki… Şöyle limonlu bir ezogelin [...]



Birtaneyiz